Beşiktaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Beşiktaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Güle Güle Hocam



Yeri geldi; kızdık, eleştirdik.

Yeri geldi; tribüne çağırıp, bağırımıza bastık.

Ama kimse için bu kadar üzülmedik.

Kapalı tribüne gelip, armayı öpmen,

Korkak oynatmayacağının sözünü vermen,

"Beşiktaş benim çocukluk aşkım" demen,

Biz seni hep bunlarla hatırlayacağız hocam.

En kısa zamanda sağlığına kavuşursun inşallah.

Bize yaşattığın herşey için sonsuz teşekkürler...

Beşiktaş Şeref’tir; Şeref Beşiktaş’tır


Diyarbakırspor 1-3 Beşiktaş / Nihat ve Gençler




Maç başlamadan önce deplasmanda alınacak bir beraberlik ve bırakılacak 2 puan açıkçası pek şaşırtmayacaktı beni. Öyle ki rakip İstanbul'da bizden 1 puan almıştı zaten. Ancak sahada hiç de küme düşmemek için mücadele eden bir Diyarbakırspor yoktu.

Bizde oldukça içime sinen bir kadro vardı diyebilirim. A2'den Atınç ve Korcan takviyesi vardı. Bazı arkadaşlar A2'den başka oyuncuları da kadroda görmek istediklerini söylüyordu ancak o çocukların Çarşamba günü 90 dakika oynadıklarını da hatırlatmak gerek. Açıkçası Atınç'ı da görmeyi pek beklemiyordum. Yine de bu çocukların A Takımın havasını yaşamaları güzel.

Maçın en çarpıcı isimlerini Nihat, Rıdvan, Necip olarak sıralayabilirim. Nihat'ın bugün gol atamaması "nasip" denilip geçilecek bir olay. 2 müthiş şutu direkten döndü. Tam golü atacakken rakip defansın araya girip kendi kalesine yollaması ayrı bir şanssızlık. Genel olarak da bireysel olarak kendini kanıtlamaya çalışan Nihat'dan, takım oyununa uygun Nihat'a dönüş ise mükemmel. Bir de çok güzel toplar kesti ki çoğu tehlikeli oldu. Rıdvan bize gelmeden önce Millî Takım'da izlediğim oyunculardan biriydi ve oldukça etkilenmiştim. Deparları, çalımları etkili; daha iyi top kesmeye başlarsa "Bizim Alves" olur. Bir de soğukkanlı olması ayrı bir avantaj. Necip ise "üstüne koymaya" devam ediyor. Tek top, kısa pas, uzun top, mücadele, yetenek... Ne gerekiyorsa potansiyelini gösteriyor. "Bazılarına" benzemez ve üstüne koymaya devam ederse hem bizi hem Millî Takım'ı sırtlar. Necip ile Rıdvan'ın(bir de İsmail'in) ortak noktası fizik gücü. O da zamanla olacak bir şey.(Maşallah diyelim)

Sezon ortalamasının bayağı üstünde bir oyun oynadık. Nihat'ın dönüşü güzel. Önümüzdeki sene için oldukça umutluyum kendisinden. İyi bir yaz kampı, bize dünya yıldızı Nihat'ı geri kazandırır. Bundan daha iyi transfer de olmaz, olamaz. Marrone'nin gidişinden sonra yeni bir kondisyoner şart gibi görünüyor. Mustafa Hoca bu detayı atlamayacaktır diye umuyorum. Tabii gönül ister ki Milan Lab gibi bir yapılanma ama o vizyon nerede... Alınacak yıldızdan çok daha değerli bir yatırım olur.

FM 2010 Beşiktaş İncelemesi 3


Daha öncede yazar arkadaşımla birer adet yazı yazmıştık. O zaman oyunun başlarındaydık ve yeterince bilgi verememiştik. Şimdi ise 2020 yılına gelmiş ve Şampiyonlar Ligi kaldırmış olarak yazıyorum.

İlk sezon hiç bir transfer yapmadan eldeki kadroyla idare ettim. Önümüzdeki sezonlarda da gerekli bölgelere, gerekli transferleri yaparak oynadım. Taktik olarak sezonda 1-2 maç dışında aynı taktiği kullandım.

Önerebileceğim taktik, 4-1-2-1-2. 4 defans, 1 dm, 2 mc, 1 amc, 2 st.

Kaleci olarak daha öncede söylediğim gibi Sinan Bolat Türk olarak tek seçenek gibi görünüyor. Yabancı olarak ise Joe Hart ve Ochoa'yı alabilirsiniz. Yedek kaleci olarak ise Cenk Gönen ve Ferhat Kaplan değerlendirebilir.

Sağ bekleri, wing back-attack olarak oynatıyordum, kanat oyuncusu olmadığı için. İlk 4-5 sene Rıdvanla idare ettim fakat istediğim verimi alamadım. Oyunda iyi ve aynı zamanda Türk bir sağ bek olmadığı için yabancı almanızı tavsiye ederim. Örneğin: Darjo Srna, Vedran Corluka. Rıdvan da iyi bir yedek olabilir.

Sol bekler de aynı şekilde wing back-attack. İlk sezonlarda İsmaille devam ettim ve iyi performans gösterdi. Daha sonra ise Arsenal'in 25 milyon dolarlık teklifini değerlendirerek sattım. Yerine Özgür Çek'i oynattım ve hiç sırıtmadı. Kısacası İsmail ve Ankaraspordan Özgür Çek sol bek için uzun yıllar yeterli.

Defansın ortasında ise uzun süre Eren Güngör- Ömer Toprak ikilisini oynattım. Gerçekten çok iyi verim aldım. Hiç yabancı kontenjanını harcamaya gerek yok bana kalırsa bu bölgede de. Yedek olarak ise Serdar Aziz, İbrahim Toraman ve Galatasaray'dan Semih Kaya, Murat Akça'dan ikisi yeterli olur. Yabancı biri almak isterseniz de Cristian Zapata, Nicolas Otamendi, Mahamadou Sakho. Bu üçünü önerebilirim.

Dm bölgesinde ise ilk başlarda Ernst ile devam ettim. Yedek olarak Necip ve Cumaliyi kullandım. Daha sonra ise Gökhan İnler'i aldım ve onu bu bölgede kullandım. Rol olarak Defensive midfielder-defend yaptım. Yabancı olarak Migeul Veloso alınabilir. Ceyhun Gülselam da iyi bir alternatif.

Mclerin ikisini de central midfielder yaptım. Biri support, biri attack olarak oynuyordu. Bu ikiliden bir tanesi mutlaka Nuri olmalı bana kalırsa. Çok sorunsuz bir oyuncu, ne gitmek istiyor, ne maaş artışı vs. Yanına ise yabancı bir isim alabilirsiniz. Ben scoutlarımın tavsiyesiyle Marek Hamsik'i almıştım ve gerçekten çok yararlıydı. Ama sorunlu bir oyuncu sürekli gitmek istiyordu. Onu sattıktan sonra ise Galatasaray'dan Real Madrid'e gitmiş olan Berkin Arslan'ı aldım 4 milyon dolara. Antremanla gerçek mc yaptım ve inanılmaz oynadı. 2018 yılında 53 milyon dolara tekrar Real aldı. Yabancı olarak diğer önerebilceğim oyuncular ise Albin Ekdal, Fabian Delph, Axel Witsel, Steven Defour. Yedek olarak ise Necip Uysal, Murat Ceylan, Jem Karacan ve Almanya ligini açarsanız Mehmet Ekici.

Amc olarak Alan Dzagoev'i seçtim. Oyunu ilk açtığımda özellikleri çok hoşuma gitmişti ve onu almıştım ama bir sürü alternatifiniz var yabancı olarak bu bölgede. Attacking midfielder-attack rolüyle oynattım. Mesut Özil, Eden Hazard, Javier Pastore, Fernando Forestieri, Adam Ljajic önerebileceğim Amclerden birkaçı sadece. Amclerinizi Advanced Playmaker rolüyle de oynatabilirsiniz. Yedek olarak ise alabilceğiniz Türk oyuncular ise Deniz Naki, Gökhan Töre ve Sezer Öztürk.

Forvette de aynı amcdeki gibi oldukça fazla alternatif var. Top sürme, biticirilik ve hız özellikleri iyi olan bir oyuncu bulup poacher rolüyle oynatırsanız iyi bir verim alabilirsiniz. Luis Suarez, Keirrison ve Welliton bu tipe uygun olabilir. Yanına da uzun boylu target man olabilecek birini oynatabilirsiniz ya da complete forward bulabilirsiniz. Target man olarak Romelu Lukaku, Oscar Cardozo ve Artem Milevskiy önerilebilir. Complete olarak ise Gignac iyi bir oyuncu. Türk olarak ise Batuhan'ı oynatabilirsiniz. Mevlüt, Deniz Naki, Eren, Sercan gibi oyuncuları da kullanabilirsiniz.

Orta sahanızda box to box midfielder rolü verebileceğiniz top sürme yeteneği olan bir mc niz var ise pas olayını kısa yapabilirsiniz. Öyle bir oyuncunuz yoksa da more direct yapabilirsiniz. Defans hattınıza güveniyorsanız ileride pres yapmaktansa stand off more yapabilirsiniz.

Hatırladığım kadarıyla ilk Şampiyonlar ligini kazandığım kadromu yazayım.

----------Andre-Pierre Gignac-----------Luis Suarez---------------------

-------------------------------Alan Dzagoev----------------------------

---------------------Nuri Şahin----------------Marek Hamsik-------------------------

-------------------------------------Gökhan İnler-------------------------------

İsmail Köybaşı------Ömer Toprak------Eren Güngör---------Rıdvan Şimşek

-----------------------------Sinan Bolat------------------------------

Yedeklerde ise Ferhat Kaplan, Mehmet Ekici, Özgür Çek, Serdar Aziz, Necip Uysal, Batuhan, Berkin gibi isimler vardı.

Hatırladıklarımı yazmak istedim tekrardan, umarım işinize yarar, kolay gelsin...

Galatasaray CC 95-84 Beşiktaş CT





Mükemmel başlanan maçın böylesine bir fakla bitmesi hem üzücü, hem düşündürücü. Basketbol takımı ipi koparmış kendi hâlinde takılıyor gibi.

Önce Baxter ve Chatman'ın takımdan ayrıl kalışı. Yeni alınan yabancı guard'ın sakatlığı yüzünden piyasadan kayboluşu falan derken bir de Engin'in sakatlanması eklenmişti. Sezonu kapattı falan derken iki haftadır takımı tek başına sırtlıyor Engin. Bugün de başrolde o vardı diyebiliriz. Fedor ve Newley de bayağı etkiliydiler. Ancak rotasyonu kısıtlı bir takımdan 40 dakika aynı performansı beklemek hayalcilik olurdu.

Kimileri koç'a, kimileri oyunculara yüklese de bazı şeyleri Basketbol şubesinin toptan bir yapılanma ihtiyacı olduğu açık. Önümüzdeki sezon planları şimdiden yapılmalı. Maddi açıdan sıkıntı olacak yabancılarla yola başlamadan ayrılmak gerek. Yerli kalitesini arttırmak ve rotasyon derinliği sağlamak ise en birincil görev. Çok eleştirilen koç Burak Bıyıktay'ın ise kalmasından yanayım. Bu kadar sıkıntılara rağmen idare etmeye devam ediyor takımı. Düzgün şartlar altında bir sezon daha şans verilmeli. Her sene yapılan "sil baştan"lardan sıkıldık artık.

Bu arada Engin Atsür... Mire Chatman kadar estetik ve heyecan yaratan bir oyuncu olmasa da kalitesi - katkısı tartışılmaz. Ne olursa olsun takımda tutulmalı. Basketbol takımımızın "Xavi"si adeta.

Baba Hakkı'yı Anıyoruz


16 Nisan 2010, Cuma saat 11.00
İstanbul Zincirlikuyu Mezarlığı

Not: Ayrıca saat 10.30'da kulüp binasının önünden servis kaldırılacaktır.


Nice Senelere Büyük Başkan


Allah size uzun ömürler versin, başımızdan hiç eksik etmesin.

Nice senelere...

27.Hafta Beşiktaş 3-2 Eskişehirspor


Maçtan yarım saat önce stada girmiştim ve nerdeyse -numaralı hariç- tüm tribünler doluydu. Bilet fiyatlarındaki indirim ve takımın tekrar şampiyonluk yarışına ortak olması kuşkusuz bunun en büyük sebepleri. Trabzonspor maçında da fiyatların ve stadın böyle olması yönetimden kısa vadede istediğimiz tek şey.

Maça gelince, 1-0 geride başladık resmen.Ama tribün ve futbolcuların hırsında bir değişim yoktu. 20 dakikada Ernst'in müdahalesiyle penaltı ve 2-0 oldu durum. Tam düşünmeye başlamıştım: "heh işte şimdi bittik, tribün moralsiz, futbolcular moralsiz vs."Düşündüklerimin tam tersi gerçekleşti ve hep beraber inanılmaz bir hırs ve mücadeleyle maça asıldık. Tribünün katkısı, futbolcuların hırsı, Mustafa Hoca'nın müdahaleleriyle maçı kazanmasını bildik ve şampiyonluk yolundan sapmadığımızı gösterdik.

Mustafa Denizli, futbolcular ve tribün hepsi de inanılmaz efor sarfederek büyük bir alkışı ve saygıyı hakettiler. Hepinize teşekkürler...

Bu galibiyet Şifo Mehmet kardeşimizin yüzünde ufak da olsa bir gülümseme; moralinde de az da olsa bir artış olduysa ne mutlu bize...

Beşiktaş-Eskişehirspor


Bursa puan kaybetmişken, Fb-Gs birbirini yiyecekken, Şifo kardeşimiz bizimle beraber sevdasını haykıracakken 3 puandan başka birşey düşünülemez.

Haydi Beşiktaş'ım olamaz diyenlere inat al şu 3 puanı da sustur herkesi.

Bu Alemde Ekol Beşiktaş Hentbol





Bir branş düşünün ki Türkiye'de bu branşın öncüsü Beşiktaş olsun. Bir kulüp düşünün ki Türkiye 107. yılını daha yeni kutlamış olsun.

Bu Türkiye'nin en köklü kulübün en başarılı branşı da bu öncü olduğu branş olan Hentbol. Namağlup liderlikler, kupalar, şampiyonluklar. Ödülleri ne biliyor musunuz? Geçen sezon bir adet kol saati. Bu sezon bir kupa daha kazandılar şimdiden. İzmir deplasmanında kaldırdılar kupayı; otobüsle geri dönmek üzere yola çıktılar. Otobüsle!

En kötü tarifeli uçaktan bilet alırsın be arkadaş çok mu zor?!

Taraftarın en çok sahip çıkması gereken branş da bu herhalde. Sadece özveri ile oynayan sporcuların gözlerinin içine baka baka destek vermek...

Helal olsun tüm hentbolcularımıza. Bizim yönetimden kestiğimiz umudu onlar da kesmiş herhalde beklentileri de kalmamış; ama yine de terlerinin son damlasına kadar savaşıyorlar.

Şaampiyoon


Hentbol takımımız geçen çarşamba İstanbul'da 30-30 berabere kaldığımız İzmir ekibini 28-25'le mağlup ederek Türkiye Kupası'nı kazandı.

Tüm imkansızlıklara rağmen bunu başaran başta Müfit Hoca olmak üzere bütün oyuncularımızı kutluyoruz.

Görsel:Sonbarikatbeşiktaş'tan

Futbolcularımıza Göre İlk Yarının "En"leri





"İlk yarıda en beğendiğiniz gol” sorusunun galibi Fink’in Fenerbahçe’ye attığı gol oldu...

İbrahim Toraman: Fabian’ın Trabzonspor’a golü
Tomas Sivok: Fink’in Fenerbahçe’ye golü
Filip Holosko: Fink’in Fenerbahçe’ye golü
Yusuf Şimşek: İsmail Köybaşı’nın Ankaragücü’ne golü
İsmail Köybaşı: Fabian’ın Trabzonspor’a golü
Ekrem Dağ: Fink’in Fenerbahçe’ye golü
Necip Uysal: Tello’nun Manchester United’e golü
Nihat Kahveci: Kendisinin Kasımpaşa’ya golü
Rıdvan Şimşek: İsmil’in Ankaragücü’ne golü
Serdar Özkan: Nihat’ın Kasımpaşa’ya golü
Hakan Arıkan: Nobre’nin Bursaspor’a golü
Michael Fink: Kendisinin Fenerbahçe’ye golü
Erkan Zengin: Nihat’ın Kasımpaşa’ya golü
Korcan Çelikay: Fink’in Fenerbahçe’ye golü

***

Futbolculara “ilk yarıda en çok üzüldüğünüz maç?” sorumuza ağırlıklı olarak verdikleri yanıt, Galatasaray maçı oldu...

İbrahim Toraman: CSKA Moskova
Tomas Sivok: Kayserispor
Filip Holosko: CSKA Moskova (sakatlandığı için)
Yusuf Şimşek: Galatasaray
İsmail Köybaşı: Kayserispor
Ekrem Dağ: CSKA Moskova
Necip Uysal: Diyarbakırspor
Nihat Kahveci: Diyarbakırspor
Rıdvan Şimşek: Galatasaray
Serdar Özkan: Galatasaray
Hakan Arıkan: Wolfsburg
Michael Fink: Galatasaray
Erkan Zengin: CSKA Moskova
Korcan Çelikay: Wolfsburg

***

Futbolcularımızın “ilk yarıda en çok sevindiğiniz maç?” sorumuza ağırlıklı olarak verdikleri yanıt, Fenerbahçe maçımız oldu...

İbrahim Toraman: Manchester United
Tomas Sivok: Fenerbahçe
Filip Holosko: Fenerbahçe
Yusuf Şimşek: Fenerbahçe
İsmail Köybaşı: Fenerbahçe
Ekrem Dağ: Fenerbahçe
Necip Uysal: Fenerbahçe
Nihat Kahveci: Fenerbahçe
Rıdvan Şimşek: Fenerbahçe
Serdar Özkan: Fenerbahçe
Hakan Arıkan: Fenerbahçe
Michael Fink: Fenerbahçe
Erkan Zengin: Fenerbahçe
Korcan Çelikay: Manchester United

***

Futbolcuların “ilk yarıda en iyi performans gösteren futbolcumuz kimdi?” sorumuza ağırlıklı olarak verdikleri yanıtlar, kalecimiz Hakan Arıkan’ı birinci sıraya taşıdı.

İbrahim Toraman: İsmail
Tomas Sivok: İsmail
Filip Holosko: Sivok
Yusuf Şimşek: Hakan - Rüştü
İsmail Köybaşı: Ekrem
Ekrem Dağ: Hakan - Rüştü
Necip Uysal: İsmail
Nihat Kahveci: Hakan-Rüştü-Fabian-Ekrem
Rıdvan Şimşek: Bobo
Serdar Özkan: Hakan
Hakan Arıkan: Serdar
Michael Fink: Kendisi
Erkan Zengin: Hakan
Korcan Çelikay: Fabian
Haber1903'ün Haberi


En beğendiğim gol: Fink'ın Fenerbahçe'ye golü.
En sevindiğim maç: Man United maçı
En üzüldüğüm maç: Kayserispor ve Diyarbakırspor maçları arasında kaldım. Deplasmanda Galatasaray'a yenilebilirsiniz. İçerde de olsa Wolfsburg ve CSKA malubiyetleri de kabullenilebilir. Ama içeride puan kaybettiğimiz bu iki maç çok kritik zamanlarda oldu.
Adamım: Matteo Ferrari. Fabian, Fink, İsmail, Hakan ve İbrahim Üzülmez falan da iyilerdi kabul. Ancak Matteo daha ilk aylarında takımın defansif liderliği başarıyla üstlenmesi ile en üste çıktı.

Biraz Pascal, Biraz Bayram, Biraz Itır Esen

Geçtiğimiz günlerde Haber1903 & 1903Tube ortaklığında "Her daim Beşiktaş" paneli yapıldı. Resimlerden sonra panelin videosu da 1903 Tube'da yerini aldı.

Bu güzel organizasyonu yapan herkese teşekkürler. Erdem Ulus'a ayrıca teşekkürler...

Son derece keyifli bir sohbet olmuş. Orada olmak lazımdı.

İzlemek için alttaki resime tıklayınız.

Haber1903 Her Daim Beşiktaş Paneli

İlk Yarı Karnesi




Türkiye Gazetesinden.

Transfer Dönemi Muhabbetleri #1





- Bobo ile opsyonu kullanmış yönetim, sözleşme 2011'e kadar uzatıldı.

- Manisaspor'lu Sezer Öztürk'le prensipte anlaşılmış.

- Cenk Gönen, Serkan Kırıntılı çalışmaları tam gaz devam ediyormuş. Diğer tarafta Murat Şahir var bir de. Denizlispor'a 500.000 € + 2 oyuncu deniliyor.

- Kayserispor'lu Mehmet Eren için GS ve bizimkiler yarışıyormuş.

- Erhan Güven Azerbeycan yolcusuymuş.

- Serdar Özkan Bosman Fırsatı olarak diğer takımların önünde. Bedava olunca akla gelen takım Galatasaray. Serdar'ın şu halini gördükçe Galatasaray'ın Gökhan Zan'dan sonra bize yaptığı en güzel şey olur gibi geliyor. Ama gencecik adamı da kaptırmamak lazım.

İlk Yarının Ardından Rakamlar & Tablolar




(Resime tıklayarak tam boy haline ulaşabilirsiniz.)

İçerde 11, deplasmanda 9 gol attık.

İçerde yediğimiz gol sayısı da, dışarıda yediğimiz gol sayısı 5.

Ortalamada 76 dakikada bir gol atıp, 153 dakikada bir gol yedik. Maçlarımızın %65'ini gol yemeden bitirdik ki ligde bu konuda lideriz.

Maçlarımızın %29'u üst, %71'i alt bitti. 3 Maçımız ise golsüz eşitlik ile sonuçlandı.

En golcü oyuncumuz 6 gol ile Bobo. Ardından 2'şer golle Fink ve Tabata geliyor. Ekrem, Tello, Holosko, Nobre, İsmail Köybaşı, Nihat, Ernst, Uğur İnceman birer gole sahip isimler. Aklıma gelen Nihat'ın 2(Bobo, Holosko), Üzülmez'in 2(Fink, Uğur) asisti var ki zaten asist bilgileri pek sağlıklı tutulmuyor.

Ferrari'siz 14 Dakika


Kötü oynadık, haketmedik. Hakemin eyyamlarına, Nobre'nin gol atmasına, 2. yarı Uğur İnceman'ın girmemesine(hemde en gerektiği yerde) ve bunlar gibi bir sürü şeye şahit olduk bu gece İnönü'de.

Ama bütün bunlardan çok Ferrari'siz oynadığımız 14 dakika şaşırttı beni.Sezon başından beri ne kadar iyi defans yapıyoruz, bize gol atmak çok zor derken...

Beşiktaşımızda oyuncu değişikliği; çıkan oyuncu Ferrari giren ise Yusuf.

Ne olduysa bu dakikadan sonra oldu zaten.Takım olarak sahamıza çekildik.Bursada ise Zapotocny Ömer Erdoğan ikilisi ileriye geldi ve çift santrafor olarak oynamaya başladılar.Ertuğrul hocanın bu değişikliğini başta yadırgadım fakat dakika 85'i gösterince anladım.Ömer indirdi Ergic attı. 89.dakikada ise karambolden çıkan Ozan İpek'in ortasında Zapotocny durumu 3-2 yaptı.Sivok ve İ.Toraman etkisiz kaldılar her iki pozisyondada ve 15 yıl sonra evimizde mağlup olduk. Ertuğrul hoca ve Bursaya tebrikler.

Allah'ım sen bir daha bize Ferrari'nin sakatlığını gösterme...

Kartı Taksana!


Fenerbahçe maçında yakamızda bunlar var;

Taraftara:





Sayın Başkan'a:


Adaletin Pek Hassas Terazisi (!)






Bu terazi öyle hassastır ki,

Beşiktaş tribününe kim tarafından gönderildiği "belli olmayan" kişilere yaptırım gelmez. Bu kişiler orada maç izleyen, takımını destekleyen, ya da protestosunu yapan masum taraftarlara "el kadıran" köpeklerdir. Bu karagümrüklü köpekler salınır Kapalı tribünde "asayiş"i sağlarlar.(!)

Onlara kaldı ya Beşiktaş!

Bir süre sonra;

Beşiktaş taraftarı artık son raddededir. Başkan'a stadda küfür edilir. Tribün liderleri gözaltına, ardından 1 senelik ceza!

Niye?

Sayın Başkan Gözdağı veriyor tribünlere!

Bizim polis teşkilatı da sağ olsun burada gerekli "rolünü" başarıyla oynuyor.

***

Birkaç hasta sonra Fenebahçe-Galatasaray gibi bir dünya derbisine(!) yakışmayacak bir basketbol maçı. Başrollerde pravokatör sarışın bir abla, ve diğerleri...


İnönü'deki maç için bilet almaya kuyruğa girmişler.

Sayın Emniyet görevlilerimiz, adaleti kime göre neye göre dağıtıyorsunuz!?

Yasaklanması gerekenler dışarıda kalmıyor, içeride olması gerekenler dışarıda kalıyor!

Sizin o hassas terazinizi ..!


Not: Fotoğraf atanalirspor.blogspot.com'dan alıntı.

Gerilim Hattı!




- Tribünleri temizleyeceğim.
- Gerçek Beşiktaşlı başkanına küfür etmez.
- Yaklaşık 30 Beşiktaşlı 1 yıl stada girmeme cezası aldı.
- Efes maçına "daha girişteyken" gerdikleri taraftarlar.
- Derbinin biletler uçtu!
- Stad girişinde kimlik kontrolü.
- Tribün içine yerleştirilecek olan sivil polisler-güvenlikçiler.

Bırakın bir futbol takımını, dünyanın herhangi bir yerinde herhangi bir işletmenin bile başına böyle kötü bir başkan gelmemiştir. Beşiktaş camiası ne suç işledi de böyle "Allah'ın Belası" bir başkana kaldı bilmiyorum.

Haftalardır taraftarı geriyor Demirören. Herkes "son radde"de. Ülkemizde "dünyaaaa derbisi" olduğu iddia edilen maçlara oranla çok sakin geçer tribün açısından.(Gerçi en "pis" taraftarın Beşiktaş'ınkiler olduğu söylenir!) En fazla küfür...

Ancak son yapılanların taraftara etkisi malum. Cumartesi gecesi İnönü'de olabilecek her şeyin sorumlusu Demirören'dir. Böylesine büyük bir kitleye bu kadar işkence edilmez.