Basketbol etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Basketbol etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Yarı Finaldeyiz



Ankara'da iki maç üst üste kazanıp, yarı finale kalan takımımızı kutluyoruz. Baxter'ın kadro dışı kalması, Chatman'ın ceza alması, maaşların ödenmemesi gibi sorunlarla boğuşan takımımız, bi' üst tura yükselmeyi başardı. Son maçta serinin etkili isimlerinden Newley ve Fedor'un iyi performansıyla kazanmayı bildik. Ankara'daki azınsanamayacak taraftar desteğine de değinmemek olmaz. Her iki maçta da en iyi şekilde desteklediler takımımızı, onlara da ayrıca teşekkürler.

Şimdi bizi çok zor bi' Efes Pilsen serisi bekliyor. Kadro kalitesi ve derinliği olarak bizden daha iyi durumda oldukları kesin. Bu farkı oyuncularımızın mücadelesi, fedakarlığı ve taraftarımızın desteğiyle kapatmaya çalışacağız. He bi' de serinin uzaması halinde Mire'nin takıma katılacağı düşünürse, şansımız olabilir.



Bize düşen görev ise A. Şahenk ve Akatlar'da takımımızı en iyi şekilde desteklemek, elenmemiz durumunda bile avuçlarımız patlayana kadar alkışlamak. Onlar en azından bunu, kesinlikle hak ediyorlar sezon içindeki ve play-off'lardaki onurlu mücadeleriyle, formanın hakkını sonuna kadar vermeleriyle.


Tebrikler, teşekkürler ve başarılar "Amatör" ruhlu kartallar...

TT 76 - 80 Beşiktaş (Seri 1-2)




"Önceki maçın hayalkırıklığının üstüne alınacak ikinci bir mağlubiyet yıkım niteliğinde olur, önümüzdeki maçta da seri 3-1'e dayanır Beşiktaş elenir."


Açıkcası yukarıda yazdığım senaryo aklımdan çıkmadı bir süre. Takımın artıları da eksileri de aynı yönde hâlâ. Öncelikle sezon başından beri genelde defans yapamıyorduk. Artık yapıyoruz; o da faullerle! Kısa süre içerisinde oyuncularımız faul haklarını erkenden dolduruyordu. Fauller dışında da kimseyi durdurduğumuz yok. Dua ediyoruz ki adamlar kaçırsın sayıları.

Mire Chatman... Aynı şeyleri 3572 defa söylemenin bir anlamı kalmadı. Ah ah.. Çok şeyler katıyordu oyuna. Perry hâla göze giremedi bence. Engin'deki müthiş düşüş devam ediyor. Cevher güvendiğimiz ve sorumluluk almasını beklediğimiz oyunculardan. Bugün tekrar bir hareketlenme gösterdi ancak onun önüne de saçma sapan kararıyla hakem geçti. Brad Newley içeri müthiş giriyor(penetreleri) ve direk potaya yöneliyor. Hareketleriyle oyunu ateşliyor ayrıca. Chatman'ın gidişi ne kadar yıkımsa Newley'in kalışı da o kadar önemlidir herhalde.

Engin, Özer, Fedor, Newley... Bu dörtlü yeterli performansı gösterdiği takdirde ofans olarak eksik kalmaz gibi. Defans konusunda ise yapacak bir şey yok bu saatten sonra. Takviyeler buna göre yapılmalı. Turu geçtiğimiz takdirde de Efes karşısında bizi zor anlar bekliyor demek müthiş bir oyun bilgisi gerektirmiyor. Ama ne bileyim işte; CeyKun'a uyayım ben de. Geçen maçın yazısında aynı şeylerden bahsetse de sonunda "Bir umudum sende anlıyor musun?" yazmıştı. Öyle...

TBL|Playoff 1.Maç|BEŞİKTAŞ 90-100 T.Telekom



Öncelikle maça gelen ve takımı destekleyen taraftarımıza teşekkür ediyorum. Normal sezonda iki maçı da kazandığımız için seriye 1-0 önde başlamıştık ama Akatlarda aldığımız bu mağlubiyetle avantajımızı kaybettik. Önümüzdeki iki maçtan birinde galip gelemezsek, play-off maceramız da bitmiş olacak.

Maç ile ilgili birşeyler söylemek gerekirse; oyunun tamamında hep gerideydik, hiç öne geçemedik ve bunun sıkıntısını yaşadık maç boyu. Savunmada her zamanki gibi zorlandık ve kolay fauller yapmak zorunda kaldık.

Fedor, maçın genelinde faul problemi nedeniyle kenarda kaldı ve fazla etkili olamadı. Onun yerine oynayan Fletcher'dan savunmaya katkı yapması beklenirken hücuma katkı geldi ve 11 sayı attı.Takımın skor yükünü maçın belirli bölümlerinde paylaşan Muratcan, Perry ve Newley çekti. Maçın genelinde Cevher ve Engin çok etkisiz kaldı. Onlar biraz katkı sağlayabilselerdi bu maçı kazanabilirdik diye düşünüyorum.

T.Telekom'da Lamayn Wilson'ın her attığı girdi nerdeyse(33 sayı). Ersin Dağlı(Erwin Dudley) da pota altında sert bir müdafa görmeyince rahat bir maç çıkardı. Pota altında buluştuğu her topta ya basket attı, ya da faul yaptırdı. Maçın sonlarında ise Dayon Mallet'in skorer oyunuyla kazanmasını bildiler.

Maç birçok kere kopma noktasına geldi fakat oyuncularımız bu bölümlerde ellerinden geleni yaptılar. Benchten gelen katkının kısıtlı olması, Perry'nin sakatlığının nüksetmesi maçı kaybetmemize neden oldu.

Chatman'ın takımı sürüklemesini ve skorer oyununu aradık yine. Umarım bir sonraki tura geçeriz ve Chatman'ın dönüşüyle finale çıkarız. Biraz ütopik bir düşünce oldu fakat n'apalım; bir umudum sende anlıyor musun?

Galatasaray CC 95-84 Beşiktaş CT





Mükemmel başlanan maçın böylesine bir fakla bitmesi hem üzücü, hem düşündürücü. Basketbol takımı ipi koparmış kendi hâlinde takılıyor gibi.

Önce Baxter ve Chatman'ın takımdan ayrıl kalışı. Yeni alınan yabancı guard'ın sakatlığı yüzünden piyasadan kayboluşu falan derken bir de Engin'in sakatlanması eklenmişti. Sezonu kapattı falan derken iki haftadır takımı tek başına sırtlıyor Engin. Bugün de başrolde o vardı diyebiliriz. Fedor ve Newley de bayağı etkiliydiler. Ancak rotasyonu kısıtlı bir takımdan 40 dakika aynı performansı beklemek hayalcilik olurdu.

Kimileri koç'a, kimileri oyunculara yüklese de bazı şeyleri Basketbol şubesinin toptan bir yapılanma ihtiyacı olduğu açık. Önümüzdeki sezon planları şimdiden yapılmalı. Maddi açıdan sıkıntı olacak yabancılarla yola başlamadan ayrılmak gerek. Yerli kalitesini arttırmak ve rotasyon derinliği sağlamak ise en birincil görev. Çok eleştirilen koç Burak Bıyıktay'ın ise kalmasından yanayım. Bu kadar sıkıntılara rağmen idare etmeye devam ediyor takımı. Düzgün şartlar altında bir sezon daha şans verilmeli. Her sene yapılan "sil baştan"lardan sıkıldık artık.

Bu arada Engin Atsür... Mire Chatman kadar estetik ve heyecan yaratan bir oyuncu olmasa da kalitesi - katkısı tartışılmaz. Ne olursa olsun takımda tutulmalı. Basketbol takımımızın "Xavi"si adeta.