Beşiktaşımızın Golü, 26 Numaralı Formasıyla...



İLHAN MANSIZ!!!

Kazmaydı Falan Ama..







''Bana gösterdiğiniz sonsuz destek ve sevgiye karşılık olarak ufak bir jest yapmak istedim. Nasıl ki sizden aldığım para alın terimin karşılığı ve helal ise, bu güzel organizasyon için benim de her bir kuruşum sizlere HELAL OLSUN.''

Baki Mercimek / ForzaBeşiktaş "Nerede Benim Damalım" bayrak organizayonun 1903 TL bağışladıktan sonra.

Kazmaydı falan, izlerken bizi çıldırtırdı ama severdik Baki'yi.

Serdar Özkan mı?





Şu Beşiktaş kadrosunu elime alıyorum. Bakıyorum oyunculara; Bazıları üst düzey, bazıları vasat, bazıları potansiyel yetenek, bazıları kötü...

N'olursa olsun hiçbir Beşiktaş futbolcusuna antipati beslemiyorum. Yer yer adamı çileden çıkarttıkları da oluyor ya; eyvallah demesini de biliyorum. Ama bir tanesi içime sinmiyor arkadaş!

Eldeki oyunculardan 3-5 tane 11 çıkartıyorum. Sadece bir adamı hiçbir mevkiye yerleştiremiyorum: Serdar Özkan.

Yaklaşık bir hafta önce bir yazı yazmıştım. "Eldeki oyunculardan Beşiktaş kadroları" . Orada kendisi için tek bir şey dedim:
S. Özkan'ın yeri yok, olmasın da. Hani gençlere sabredelim diyip duruyorum da; Özkan'a sabrım kalmadı. Takasta kullanılsın gitsin. Zerre üzülmem!
Ama şu son Antep maçı kendisinden yeniden umutlanmamı sağladı. Eğer bu adam kendisini Messi zannetmeyip her topu aldığında çalım atmıyorsa, tek toplarla etkili oluyorsa, uzun topları isabetli atıyorsa, gerektiğinde deparı atıyorsa ve oyuncu eksiltiyorsa: hoş gelsin, sefa gelsin: Her tür kadroda yeri var.

Serdar Özkan'ın hızlı oynanan futbolda yeri var. Yeter ki aklını futbola odaklasın, oyunu iyi okusun, seri davransın. Ligin en hızlı oyuncularından biri olduğunu biliyoruz.

Bkz: Geçen sezonki (Yanılmıyorsam)Kayseri maçında yarattığı pozisyon ve attırdığı gol.

Ben Antep maçının ardından umutlandım Serdar için. Böyle devam ederse Turkcell Süper Lig çok iyi yerli bir kanat adamı kazanmış olacak. Hadi be Serdar, şaşırt bizi!

Not: Bir de Allah için şu iğrenç bıyık-sakal kombinasyonundan vazgeç. Kıl oluyorum o tipine.

Onu Geçeceksin Bi' Kere




"Gaziantepspor Kulübü futbolcusu Rodrigo Tabata'nın transferi konusunda kendisi ve kulübü ile anlaşmaya varılarak 3 yıllık (2011-2012 sezon sonuna kadar) sözleşme imzalanmıştır. Sözleşme karşılığında futbolcuya 2009-2010 sezonu için 1 milyon 400 bin Avro, 2010-2011 sezonu için 1 milyon 500 bin Avro, 2011-2012 sezonu için ise 1 milyon 600 bin Avro ücret ödenecektir."

Resmi Site

Şimdi onu geçeceksiniz sayın Beşiktaş JK yöneticileri. Tabata'nın bir senede maaşını ikiye katlamasına bir şey demiyorum; onu geçtim yani. Antep'le sözleşme fesih bedeli olarak kaç Milyon Euro'ya anlaştığınızı iddia ediceksiniz onu bekliyorum.

Bir Şarkı Sayın Demirören


video

Duble falan derken... Gerektiğinde tebrik ettik. Bazı hamlelerin bizi şaşırttı ama sen hiçbir zaman değişmeyeceksin sayın Demirören!

Matteo Ferrari







Evimizde Antep ile berabere kaldık. Maçın adamı Matteo bence. Daha kendisi maça bile çıkmadan yapılan yorumları hatırlıyorum:

"Ferrari gelecek, muhtemelen dilimizi öğrenmeden gidecek, ama eşi ilk günden TV programı yapacak", "Gökhan Zan = 2 x Ferrari", "Zapo ile Ferrari'nin ne farkı var?"...

Böyle devam et Matteo, alayına kapak! Bir de yanına Toraman geldi mi tadından yenmez.

Gel Canım Gel...




Twitter'daki sayfasında İngilizler'in yıllardır yapmaktan sıkılmadığı hindi esprisini tekrarlayarak Beşiktaş'a laf attı..

Rooney dün kura çekiminden hemen sonra sayfasına, "Turkey I like Turkey really nice with stuffing apple sauce & roasted potatoes" yazdı..

"Elma soslu kızarmış patatesle doldurulmuş Turkey'e (hindiye) bayılırım"
demiş sayın Wayne Rooney. Seref Bey'de görüşürüz canım, sen hele bi' gel bakalım.

Şeref Bey'de Küfür Etmek





Suçtur, ceza gerektirir.

Aynı kural rengarenk, cıvıl cıvıl stadlarımızda geçerli değildir.

Şairler Parkı blogundan marmara iyi atmış başlığı:

Gözlemci iyi tıkamış kulakları!

diye. Renkli stadlarda bazen göz, bazen kulaklar kapatılır zaten.

Kural belli gözlemci atanırken:

Sami Yen'e "üç maymun", Şeref Bey'e "aç maymun" !

Şampiyonlar Ligi Beşiktaş'ın Grubu (?)


Tahminler:

Bay Kerahet:

Liverpool, Juventus, Beşiktaş, Rubin Kazan

CeyKun:

Milan, Lyon, Beşiktaş, Standart Liege

Mahmut:

Milan, Lyon, Beşiktaş, Wolfsburg

Göker Arslan:

Barcelona, AZ, Beşiktaş, Standart Liege


Bakalım 4'de 4 gelecek mi...

Şampiyonlar Ligi Kuraları


Kuralar yarın çekiliyor.Umarım bu sefer şansımız yanımızda olur da güzel bir kura çekeriz.Daha önce Ş.liginde Barça ve Milan'ı,Uefada da Tottenham ve Sevilla'yı aynı anda çeken bir takımdan bahsediyoruz ne de olsa.

Zamanında Uefa da çekiğimiz Sevilla'yı inşallah şimdi de Ş.liginde çekeriz.Böylece hem diğer İspanyol takımlarından hem de İngilizlerden birini çekme ihtimalimiz kalmaz.Böyle bir kurada da şansımız(!) sayesinde 2'den İnter,4'ten de Wolfsburg'u çekeriz biz.1'den Bayern'i çekmekte iyi olabilir.Diğer 1.torba takımlarına nazaran güçsüz ve formsuz durumda.Hem de 4.torbadaki Wolfsburg'dan kurtuluruz.

Gönül ister ki;
Fc Bayern
AZ Alkmaar
BEŞİKTAŞ
Debrecen

Kader gösterir ki;
Barcelona
Internazionale
BEŞİKTAŞ
Wolfsburg

Ne olursa olsun, 2 yıl önce İnönü'de gördüğümüz görüntüleri görmek ve özlediğimiz başarılara ulaşmak dileğiyle...

Çocuklar inanın, inanın çocuklar!




Geçen sezon:

Rakiplerinden biri Avrupa şampiyonu hoca ve golcü torununu almış. (Aragones-Guiza) Biri kariyerinde düşüş yaşamış ancak potansiyeli kuvvetli adamları almış. (Baros-Kewell) Daha neler yapmışlar neler... Şampiyon kim olmuş? Beşiktaş!

Bu her zaman yaşanan türden bir olay değil ancak bir daha olmaz mı sanıyoruz? Geçen sezon krizi yönetemeyen A. Polat bu sene bir kriz yaşarsa ne yapar? Bu ülke ne teknik direktörler gördü burada başarısız olup da Dünya'da nam salmış. (FB'nin eski hocalarını bir araştıralım)

Hepsini geçtim; Beşiktaş'ın kadrosunu öyle bir kötülüyorlar ki, sanki küme düşecek takım. Nihat bitmiş, Ferrari=zapo; köpekler havlasın bol bol...

Beşiktaş'ın sahadaki tedavisi tamam. Teşhis konulmuş, orta sahaya adam. Bu zamana kadar alınmaması hata. 4 gün sonra transfer sezonu kapanınca konuşuruz onu. Halledilmeyecek gibi değil.

Beşiktaş'ın saha dışında tedaviye ihtiyacı var. Bol bol inanç takviye etmek gerekiyor. Diğer takımları bilmem ancak Beşiktaş şampiyon olursa taraftarıyla şampiyon olur; şimdiye kadar öyleydi. Kimseye Beşiktaşlılık öğretemem; haddim değil. Ama inanmak lazım, inanacağız! Çevremdeki insanlar şaşırıyor bana. "Beşiktaş nah şampiyon olur, 10 sene sonra artık, eh eh ehe" diye gülüyorlar. Geçen sezon da aynı muhabbetler dönmedi mi? hepsini geçtim:

Şampiyon olamadık mı? Olsun, aşk tazelemiş oluruz!

Sadece sahadakilere değil; tribündekilere & ekran başındakilere sesleniyorum:

Çocuklar inanın, inanın çocuklar!

Çıldırt Bizi Delirt Bizi Kartalım!





... derken bunu kastetmemiştik.

Bu takımın;

sol beki İsmail Köybaşı'dır.
sol açığı Tello'dur.
sağ beki Rıdvan'dır.

Nihat'ın kredisi boldur, eyvallah. Ama formsuz bir Nihat'ı rezil etmenin anlamı nedir?
Merak ediyorum: Erkan Zengin ne zaman futbolla tanışacakdır? Oynaması için ne olması lazım? Aynı mevkideki tüm adamların sakatlanması mı?

Ferrari'yi beğenmeyenler çıkacakdır tahminimce; ben beğendim. Sağlam adam.

3 haftadır ekran başında delirmemek elde değil. Nerede o "kazanma iştahı", nerede?

Eldeki Oyunculardan Beşiktaş Kadroları





Eldeki oyuncu listesi kadro derinliği açısından gayet yeterli. Tek bir mevkii hariç. Bizim bildiğimiz "orta saha", Denizli Hoca'nın tabiriyle 10,5...

Önce stoperler:

Toraman, Ferrari, Sivok, Kaş

Lig için iyi bir 4'lü diyebiliriz. Hatta diğer büyük takımlarla kıyaslarsak toplamda en iyi 4'lü buradan çıkar. Galatasaray'ın Servet'i, Fenerbahçe'nin Lugano'su var. Gerisi hikaye. Belki Emre Güngör de bu ayara yetişir ancak sakatlıklar vs işi zor. Ligde yabancı kontenjanından Toraman Sivok'u keser. Şampiyonlar Liginde Toraman illa oynayacaksa sağ tarafa geçer, Ferrari-Sivok götürür. Kupada veya sakatlık/ceza durumlarında, yapılacaksa rotasyonda Erhan Güven ve Kaş da alternatif isimler.

Sağ ve sol bek oyuncuları:

İsmail, Üzülmez, Erhan, Rıdvan

İsmail Köybaşı hakkında diyecek bir şey yok. 30 maç oynar en az sakatlık falan olmadığı sürece. Üzülmez kaç maç oynayacak merak ediyorum. Son Antalya maçında Deli'nin yeniden sahaya sürülmesi beni korkuttu ancak bu intihar girişimi fazla sürmez. Sağ bekte tahminimce en çok Ekrem kullanılır. Denizli zaten illa onu oynatmak istiyor. Sol olacağına sağ bek olsun. Erhan geldiği günden beri o kanatta geliştirdi kendisini, hem de bu kısa sürede. Israr edilecekse ligde edilebilir. Ben olsam Rıdvan'ı koyarım oraya! Genç Millî takımda hayran kalmıştım kendisine. 10 üzerinden 8'lik 28 yaşında adam izlemektense 10 üzerinden 7'lik gençleri izlemek beni daha çok sevindiriyor Beşiktaş'da. Gerektiğinde Toraman'ın sağ bek oynaması mükemmel bir alternatiftir sahada tecrübe lazımsa.

Ortasaha oyuncuları:

Ernst, Fink, İnceman

Ernst'i geçen sezondan tanıyoruz zaten. Oranın değişmez elemanı bu sene de. Fink ise oynadığı birkaç maçta -bence- iyi sinyaller verdi. Bu ikili önlerinde oynayacak adama bağlı olarak güzel iş çıkaracaktır. İnceman Beşiktaş'ın sürekli oyuncusu olacak değerde adam değil ancak "olmasa keşke" demem. Sonradan girip tempo katabiliyor oyuna. Sanırsam en kolay bölgemiz burası olacak. Aurelio'nun adı geçiyor o mevkide. İSTEMİYORUM! Gelir iyi oynar, eyvallah: ama İSTEMİYORUM! Aurelio'nun yarısı kadar oynasın; yine de Necip oynasın! Tello deneniyor önlerinde. Tello oranın adamı değil. Top kaybı ihtimali yüksek. Topu oyuna gerektiği kadar hızlı sokamıyor. Tehlike yaratma ihtimali yüksek. Ayrıca kendisi bazen geri dönüşlerde geç kalabiliyor. Riskli seçim olur. En mantıklısı yine Delgado'nun eline bakmak. Ahhh ah...

Hücumcular:

Tello, Bobo, Holosko, Nihat, Nobre, Serdar Özkan, Erkan Zengin, Yusuf Şimşek, Batuhan

En zengin bölge. Nokta nokta inceleyelim.
En uçta oynayacak 3 adam var: Bobo, Batuhan, Nobre

Bobo olay adam sürekli bi' patlama bekliyoruz kendisinden. Oldu olacak, oluyor, olmuyor... (?)
Nobre denilen adamdan Allah razı olsun. Bugüne kadar çok katkısı olmuştur. Ama bu kadroda yeri yok; Ama öyle bir maaşı var ki kulübeye sığmıyor!
Batuhan... Sorunlarını halletsin, kendisine bi' çeki-düzen versin. Bu ligin tartışmasız gol kralı olur. El'in Bobo'suna, Nobre'sine sabredeceğime; Ben'im Batuhan'ıma sabretmek istiyorum!

Kanatlara bakalım şimdi de:
Tello, Holosko, Nihat, Nobre, S. Özkan, Erkan Zengin, Yusuf

En mantıklısı Solda Tello, Sağda Holosko gibi görünüyor. Tello orta alana çekilince bir tarafa Nihat bir tarafa da Holosko. Gerçi Nihat 4-4-2'de Batuhan'ın arkasında bekler ve mükemmel iş çıkarır bence ancak sistem izin vermiyor buna. Nihat'ı en verimli yerine oynatmak isteyen hoca sistemi 4-2-4'e çevirir, öyle bir risk de alınamaz. S. Özkan'ın yeri yok, olmasın da. Hani gençlere sabredelim diyip duruyorum da; Özkan'a sabrım kalmadı. Takasta kullanılsın gitsin. Zerre üzülmem! Erkan Zengin'den daha bir şey göremedik ama sanki var bir şeyler. Denizli Hoca bu sene daha çok kullanacaktır onu. Yusuf ise dakika 60'dan sonra oyuna girsin; çözemeyeceği defans az. Sakatlıklardan iyi korunması halinde sistemin her yerinde yer bulur.


Sonuçta orta alan'ın önünde oynayacak bir adam takımın önünü her kulvarda açar. Basının bize dayattığı kadar karanlık bir tablo yok önümüzde. Transferde son bir haftaya girdik. Yıldıray'a karşı çıkmaz kimse. Sakatlıkları bitmiş form tutmuş bir Yıldıray Beşiktaş'ın en sağlam kozu olur. Hadi be yönetim; mantıklı bir pazarlıkla -o konudaki yazım- şaşırtın be bizi!

Yuvaya Dönüş | İbrahim Kaş





Bu transferin ardından Beşiktaş'la aranda bir kırgınlık oluştuğunu düşünüyor musun? Çünkü senden bonservis bedeli alamadılar.


Belki kırgınlıklar olabilir ama futbolda böyle şeyler var. Ben genç bir oyuncuyum ve bu noktaya gelmeden önce Beşiktaş bana imza attırabilirdi. Böyle bir şey olmayınca ben de önüme çıkan fırsatı değerlendirdim.

-Röportajın Tamamı Burada-

Kimsenin bu adama kızma hakkı olduğunu düşünmüyorum. Bazi yerlerde abartılı yorumlar olduğunu görüyorum. Bu adamın üstünde Beşiktaş forması görürsem kombinemi kırarım diyen bile var!

Transfer gerçekleşirse "hayırlı olsun" der maçları bekleriz. Para konusunu da oldukça merak ediyorum, bakalım yönetim bir bomba daha patlatacak mı?

Not: Ben bu yazıyı yazarken transfer gerçekleşti. E hayırlı olsun o zaman.

Beşiktaş 2-0 Antalyaspor





Antalya'nın iki sezondur şansı tutmuyor bize karşı. Üstüne bir galibiyet daha ekledik. İBB maçı moralleri bozmuştu, hazırlık maçları dahil maç kazanamamıştık; ölü toprağını attık üstümüzdeki. Maçı genel olarak incelemeye gerek yok. Her yerde inceleniyor zaten. Futbolcu futbolcu inelim.

En geriden başlayalım:

Erhan, Sivok, Ferrari, Deli: Deli'yi görünce korktum, İsmail'den formayı alır da bu sezon da forma onda kalırsa üzüleceğim vallahi. O kadar senedir aynı adamı görmekten sıkıldım artık. Kaptanlığı almış gerçi; yakışır! Erhan geldiğinden beri en iyi maçını çıkarttı, ama yetersiz adam. Ekrem rahatça kesecektir onu. Gerçi ben Bir de Rıdvan'ı bekliyorum. Genç Millî takımda çok beğenmiştim onu. Teknik kapasitesi de yüksek adam Rıdvan, Avrupa standartlarına yetişir zamanla. Ferrari-Sivok birbirine alışmaya başladı. Hele Ferrari'nin bir kafa topu kesişi vardı ki maçın kazaya dönüşmesini büyük ölçüde engelledi. İlerleyen zamanlara umut verdi. Sivok bildiğimiz gibi.

Fink-Ernst-Tello: Alman ikili her zamanki gibi. Ernst sağlam durmaya devam ediyor, Fink ataklara oldukça güzel katıldı. Önlerine gelecek "oranın oyuncusu" daha da rahatlatır onları. Tello oranın adama "tam" değil. Bazen geç kalıyor top çıkartırken, tehlike yaratıyor.

Bobo-Nobre-Nihat: "Elinde Batuhan ayarında adamı olan takımın Nobre'ye bu parayı vermesi futbol kurallarına aykırıdır!" diyorum ve son olarak: Beşiktaş'a yararlı bir futbolcu olabilir ama o kadar da değil! Bobo solda arkasında daha iyi bir bek olsa belki; ama kanatta top eziyor. Bazen içeri etkili girebilecek ama desteksiz kalıyor. Israr edilirse oraya oturacak gibi. "(?)" Nihat... Ahh ah, özlemişiz onu Şeref Bey'in çimlerinde. Etkili ataklar gösterdi bazen. Bir de asist yaptı. Zamanla %100 Nihat çok can yakar.

Holosko: Bu takımda ilk 11 oynaması gereken futbolcu. Hocanın takdiridir saygı duyarız, o da saygı duyuyor. Güzel olan da o; profesyonel adam. Mütevazi hem de gösterişli bir havası var. Seviyoruz Holosko'yu.

Son olarak;

Türk Kızılay'ı yakışmış formamıza. Ayrıca bu formayı beğenmemiştim ancak ısındım gittikçe; alacağım forma budur!

Şeref Bey Stadı, Mehmet Işıklar Kapalı Tribünü resmi olarak olmasa da açılmıştır, hayırlı olsun!

Antalya'ya Kaldığımız Yerden



Geçen sezon tam beş kere karşılaşıp hepsinde de galip gelmiştik. İstikrarımız bu maçta da bozulmadı.

Maça geçersek, gole kadar olan bölümde çok iyi değildik. Golü bulma arzusuyla çok aceleci ve heyecanlı davranıyor futbolcularımız. Golden sonraki gibi rahat ve ayağa pasla oynanan oyunu maçın geneline yayarsak daha kolay kazanabiliriz.Yeni gelen oyuncular ortama,arkadaşlarına ve sisteme alışınca, bunu gerçekleştirebileceğimize inanıyorum.

Erhan, bu maçta gerçekten iyi performans gösterdi.Ayağına gelen topları daha iyi kullandı.

Tello, ilk 60 dakika çok başarılı değildi fakat ondan sonra gerçek kimliğini ortaya koydu ve maçı almamıza önemli katkı sağladı.Attığı frikik golü de görülmeye değerdi.

Uğur, girer girmez takımın pas trafiğine önemli katkı sağladı.

Matteo, yavaş yavaş uyum sağlıyor.İleride daha da başarılı olacağı kesin.

Nihat, bundan birkaç hafta sonra bize gerçek Nihat'ı gösterceğinden eminim.

Federasyon artık şu seyircisiz maçlara bir çözüm bulmalı bence.Bu şekilde seyirciden çok takımlara ve futbolculara ceza veriliyor. Aynı zamanda maçın seyir zevki de azalıyor.



Pankart da çok anlamlıydı. 10 yıl önce yaşananların hala unutulmadığını gösteriyordu. Kaybettiklerimizin ruhları şad olsun.

Renkli Basın


Yeni sezona da bomba gibi başladılar.Anlaşılan 2 kupa gözlerini daha bir korkutmuş olacak ki,desteksiz sallamaya başladılar.

Neymiş efendim,İbrahim Toraman'ın kontratı bitiyormuşta sezon sonu gidebilirmiş.Yok Nihat'ın ve Delgado'nun futbol hayatı tehlikedeymiş.Yok Mustafa hoca Tümer'i istiyormuş.Ve bunun gibi birçok şey.

Ama esas Bobo konusunda yazdıkları şeyler çok komik.Bobo'ya bir resmi teklif yokken,Bobo gitmek istiyor,parasını beğenmiyor,yedek oturmayı sevmiyor vs gibi şeyler.Teklif gelince de Bobo burda mutlu ama Beşiktaş satmak istiyor.

Yapmayın be artık,Beşiktaş taraftarı akıllandı.İnanmıyor artık böyle ucuz yalanlara.
Geçen sene ne dedik bu oyunu biz bozacağız ve bozduk.Bu senede böyle olacak ne kadar gölge ederseniz edin.

Çocuklar inanın...

Güvenim Taraftarımıza




Beşiktaş'ımın bu sene şampiyon olacağına inananlardanım.

Geçen sezon da rakipler böyle "flaş" transferler yapmıştı, geçen sezon da "efsane" hocalar gelmişti. Ne oldu da Beşiktaş'ım şampiyon oldu?

Herkes ağzına bir sakız doladı. "Fenerbahçe ve Galatasaray başarısızdı" diyordu. Bu sene başarılı olacakları ne malum?

Daha yakışıklı transferler yaptılar bize oranla. Fenerbahçe'nin Brezilyalılarını geçtim; Brezilya'dan topçu değil sütçü bile almam. Galatasaray'ın kadrosu ileriye dönük bölgelerde fazlasıyla şişti. Her an altından bir kriz çıkabilir. Daha da kötüsü defansları. Beşiktaş'ın kadrosu bence en dengeli kadro. Sakatlıklardan kurtulunca daha da oturacak takım. Kağıt üstüne Beşiktaş daha başarısız olacak; ama futbol kağıt üstünde oynanmaz! Öyle olsaydı takımları kapatıp gidelim sezon başlamadan.

Taraftar konusunda da "abilerim" diyeceğim insanlar şaşırtırdı beni. Takıma hemen küsülür, birileri al aşağı edilmek istenirdi.

Taraftar nabzı yoklamak adına Forza'dan iyi bir site/forum yok. Her türlüsünden taraftarımız mevcut. Herkesin aklında 101. Sene var. Nasıl da bitirmişlerdi Beşiktaş'ı "içerden içerden"... Ama o zamanlar geçti artık. Beşiktaş'ı içten bitirmek o kadar kolay olmayacak. Bilinçli ve farkındalığı yüksek taraftar kitlesi arttı Beşiktaş'ın. Geçen sezon "Bu oyuna" dur dedik, yine deriz. Taraftar inansın, takıma arkasını dönmesin; yine başarı gelir. Gelmezse de bir yandan eleştirirken bir yandan da "canınız sağ olsun" demek gerek. Takım da bunu hakedecek tabii.

Ama dediğim gibi; gördüğüm kadarıyla taraftar daha bilinçli ve her şeyin farkında. Basınımızın işi daha zor; çünkü artık yemezler!

Herkes bilmeli ki Beşiktaş sahada 11 değil 12 kişidir. Yenince 12 kişi, yenilince 12 kişi... Sadece iyi günde değil, her günde! Sadece takım yenerken değil coşkumuz, yenilirken de! Çünkü bizim aşkımızın altında galibiyetler yok, hatta bir şey olacaksa mağlubiyetler var. Haksızlıklar var, bizden çalınanlar var.

Tirajınız, dergileriniz, gazeteleriniz, kanallarınız batsın inşallah. Çünkü haketmiyorsunuz! Adil davranmıyorsunuz, hak yiyorsunuz; beter olun!

İlk Hafta,İBB ve Olimpiyat Stadı



Başlık her şeyi özetliyor açıkcası.

İlk hafta iyi oynamak ve kazanmak zordur. İşin içinde bir de dişli bir rakip ve kötü bir stad ayrıca kötü atmosfer olunca daha da zor.

Yeni transferler yeterince uyum sağlayamamış, eskiler form tutamamış derken maç bitti.

Neyse ilk elin günahı olmaz zaten.

Şampiyon olacağız Beşiktaş'ım bu sene...

Forma Arkası Reklamı, Kapalı'nın Çatısına Karşı!





Sizce hangisi kazanır?

Şeref Bey'in çatısındaki Türk Telekom reklamı mı?
Formanın sırtındaki Kızılay mı?

Yıldıray Beşiktaş'a mı?





Beşiktaşlı futbolcu olması için önemli bir avantajı var. Millî takımın başında Fatih T. olduğu sürece o da Millî takımda yok. Zaten Beşiktaş'a gelse Millî takımdan kesilme ihtimali artardı.

Şaka bir yana.

Kritik bir transfer olur. Yabancı alınırsa sezonun ortasında ne olacak merak konusuydu. Delgado takıma geri dönünce yani. Yıldıray gelir ise Beşiktaş yönetimi 40 yılda bir düzgün bir iş yapması gerekecek. O da Yıldıray'ın maaşını "garanti para"dan çok "maç başı"lara bağlayarak.

Sakatlıktan beli doğrulamamış bir adamı milyonlarca lira garanti paraya boğmak akıl işi değil. Ancak kalitesi belli düzeyde olduğu için denemeye değecek bir adam varsa ortada, onu maç başı paralarla tutmalısınız. Tabii ki garanti parası da olacak ancak senelik 1.000.000 mu alıyor; 400'ü garanti, kalanı oynadığı maç sayısı kadar mesela. Neyse o kadarına ben değil de bu işi "resmen" üstüne almış kişiler düşünsün bi' zahmet! Yıllardır pek düşünmediler gerçi, biraz zor olacak.

İlk Elin Günahı Olmaz





Maçı izledikten sonra CeyKun'un ağzından çıktı direk. Ben de hak verdim. Batak oynayanlar bilir ki: İlk elin günahı olmaz.

Sezonu Fink ile açtık. Devamı da gelecek inşallah. Cisse'nin garip şutlarından sonra gözümüz defansif ortasaha nasıl şut çeker onu gördü.

Toraman, Ekrem ikilisinden biri iyileşsin ve sağ bek'e yerleşsin lütfen.

Ciğersiz Ernst bi' kanatta, bi' ortada, bi' ceza sahasında. Seviyoruz bu adamı!

Ohh Ulaaan!





"Yetiştiremedik edemedik, kombineyi alamadık" diyordum ki satış tarihinin uzadığını gördüm. CeyKun'un ağzına da düşmeyeceğim. (:

Ohh be, bekle beni kapalı!

Tahmin ediyorduk zaten kombine satış tarihinin uzayacağını ama yine de kesinleştiğini görmek güzel oldu.

Rüştü'ye Ceza?

Bugün basında yer aldı Rüştü'nün Süper Kupa maçı sonrası hakeme küfrettiği ve bundan ceza alacağı.

Neymiş Rüştü Yıldırıma "Maçın anasını s..." demiş.Olabilitesi düşük bir şey ama.

Demişse de yalan mı söylemiş canım!?

Futbol Blogları ve Beşiktaş




123 GolYetmez, ŞairlerParkı, Askapuska, Stalker, AmerikaDeplasmanı, Ekşi Beşiktaş, Kartalbafiler, Feyy 1903, Rakamla 10, Hayat Sensin, Noat SamisA... ve birkaç tane daha severek takip ettiğimiz Beşiktaş blogları.

Ancak Futbol blogları "dünyasında" Beşiktaş blogları konusunda bir eksiklik var gibi geliyor. Etrafta Fenerbahçe-Galatasaray ya da Karma bloglar yığınla bulunurken Beşiktaş blogları daha sınırlı. Her ne kadar içerik olarak doyurucu olsa da, bazıları ise haftada 1-2 yazı yayınlıyor.

Yeni sezonda sayıca daha çok ve daha nitelikli Beşiktaş blogları görmek istiyoruz.

Süper Kupa Sonrası



görsel: Htspor'dan


- Denizli'nin 10.5 sözü gündemde hâlâ. Bu Beşiktaş 10.5'suz sezonu tamamlayamaz.

- Erhan Güven'le olacak iş değil gibi. Belki sezon içinde kolay maçlarda rotasyon amaçlı kullanılır ama Toraman, Ekrem, Rıdvan varken Erhan'a sıra gelmez.

-Bobo sola gitti yine. Aklıma Tigana geldi, "Bobo'yu solda oynattı eşşeğolu eşek" geldi. Bobo'nun -artık klasikleşmiş- yazdan kalma kiloları var gibi. Form tutunca bence yadırgamaz orayı. Tabii top ezmeye devam etmezse.

- İsmail Köybaşı maç boyunca bir tane kritik hata yaptı. Onun da telafisi oldu. Bu çocuk daha da iyi olacak.

- Fink-Ernst... Önlerinde bulunması gereken ancak bulunmayan 10.5 onları da zora soktu. Orta alanda ikisi kalınca oyun kurmaya çalıştılar ancak bazen zorlandılar. Fink'in tatlı-sert defansif yönünü sevdim. Özellikle kaleciyle karşı karşıya kalan Guiza'dan çaldığı top güzeldi.

- Ferrari-Sivok ikilisi önceki maçlara oranla daha iyi anlaştılar. İkisi de kritik müdahalelerde bulundu ve sezon için onlardan iyi tandem yok. Servet-Zan, Bilica-Önder gibilerden daha iyiler. Maç için çok iyidiler ancak Sivok'un topa saçma elle müdahalesi her şeyi yıktı. Maçı vermemize neden oldu. O ana kadar birkaç hata dışında gerçekten iyidiler.

- Nihat ne kadar erken form tutarsa o kadar iyi.

- Yusuf geçen seneki kadar etkili olamayabilir. Yanında oynayacak arkadaşları önemli oluyor. Onu değil topu koşturacak. Dün bir pozisyonda top ayağında pas atmak için bekliyordu bir futbolcumuz da bir tarafa koşu yapmadı. Yapmaları lazım.

- Tello'dan yine çok şey bekliyoruz, umarım yapacaktır.

- Nobre geçen sezonu sakatlıkla kapatmıştı. Şimdi eskisinden daha da savaşçı.

Bu takımın bir tane ihtiyacı var, o da orta alanda topu alacak, sürecek, pas verecek, pozisyon yaratacak, gol atacak, gerektiğinde geri koşacak... Yani 10.5 ...

Bakalım gelecek mi?

Kapalının Çatısı

Yönetimin bize yaptığı sürprizi Catania maçında görmüştük.Kapalıya mavi bir Türk Telekom reklamı alınmıştı.

Gösterilen tepkiler işe yaramış olacak ki yönetim bu hatadan kısmen de olsa döndü.Keşke reklam hiç olmasa ama madem var o zaman da siyah beyaz olsun tarzındaki söylemler sonucu çatı olması gereken rengine kavuştu.

Forzadan bir abimizin söylediği laf ise bu olayı tam olarak özetliyor aslında:
"Ölümü gösterip sıtmaya razı etmek"

Böyle reklam istemem,istesem de istemem
Kapalının çatısı siyah beyaz olmalı...